İCLAL AYDINA YAZDIKLARIM
Senin ak alnından ela gözünden
Önce dallar sonra yapraklar öpsün
Eğilsin yıldızlar tutsun elinden
Gecelerden sonra şafaklar öpsün
Aşk diyorlar en mukaddes hayale
Ve sen de düşesin bu sonsuz hale
Hazdan dudakların olsun bir lale
Güller, karanfiller, zambaklar öpsün.
İCLALde kemal bulmuş renk şekil, biçim
Hayatımın özsuyusun bir içim
Olanca suların sağlığı için
Seni hergün göller ırmaklar öpsün
Kumral saçlarında nisan yağmuru
Yazın ak yüzünde gölgenin nuru
Ağzından en serin hem d
e en duruKayalardan akan kaynaklar öpsün
Çimenler okşasın ayaklarını
Çiçekler koklasın parmaklarını
ONUR öpmeden önce dudaklarını
Varsın teller, tüller, duvaklar öpsün
Aşk dedin, bağrıma soktun bıçağı
Akan kanım göl olmadan tükenmez
Sevda kokan bu yaranın çiçeği
Petek petek bal olmadan tükenmez
Hasret nedir? Yarına sor, düne sor
İnanmazsan döndür-aktar gene sor
iclalsiz geçen geceleri bana sor
Saatleri yıl olmadan tüken
mez
Görsem derim biçimini, rengini
Kötü talih yüksek yapar engini
İçimdeki bu sevginin yangını
Kemiklerim kül olmadan tükenmez
BEN SENİNLE MUTLUYUM
GÜNEŞ KARLI DAGLARLA
DENİZLER KUMSALLARLA
ÇİÇEKLER İLKBAHARLA
BEN SENİNLE MUTLUYUM
KİMİ KÖŞKLE SARAYLA
KİMİ SERVET PARAYLA
KALBİMDEKİ YARAYLA
BEN SENİNLE MUTLUYUM
SANA HİÇ YOK DİYEMEM
DARILAMAM KÜSEMEM
BAŞKASINI SEVEMEM
BEN SENİNLE MUTLUYUM
BEN SANA MECBURUM
ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum
büyüdükçe büyüyor gözlerin
ben sana mecburum bilemezsin
içimi seninle ısıtıyorum
ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
bu şehir o eski İstanbul mudur
karanlıkta bulutlar parçalanıyor
sokak lambaları birden yanıyor
kaldırımlarda yağmur kokusu
ben sana mecburum sen yoksun
sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
insan bir akşam üstü ansızın yorulur
tutsak ustura ağzında yaşamaktan
kimi zaman elleri kırar tutkusu
birkaç hayat çıkarır yaşamasından
hangi kapıyı çalsa kimi zaman
arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu
fatih’te yoksul bir gramafon çalıyor
eski zamanlardan bir cuma çalıyor
durup köşe başında deliksiz dinlesem
sana kullanılmamış bir gök getirsem
haftalar ellerimde ufalanıyor
ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
ben sana mecburum sen yoksun
belki haziran’da mavi benekli çocuksun
ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
belki yeşilköy’de uçağa biniyorsun
bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
belki körsün kırılmışsın telaş içindesin
kötü rüzgar saçlarını götürüyor
ne vakit bir yaşamak düşünsem
bu kurtlar sofrasında belki zor
ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
ne vakit bir yaşamak düşünsem
sus deyip adınla başlıyorum
içimsıra kımıldıyor gizli denizlerin
hayır başka türlü olmayacak
ben sana mecburum bilemezsin
GERÇEK AŞKI BANA TATTIRANSIN
ÖZLEMLE TANRIDAN DİLEDİĞİM, HAYATIMIN ANLAMISIN
GÖZLERİNDE İÇİMİN TİTREDİĞİ TEK İNSANSIN
BİR TANEM, SEVDİĞİM, HERŞEYİMSİN AŞKIM
SABIRSIZ GECEM, DERİN NEFESİMSİN
SEVGİSİNE DOYAMADIĞIM, EN GÜZELİSİN EN GÜZEL ÇİÇEĞİN
YAŞAMA SEBEBİMSİN, HERŞEYİMSİN AŞKIM
BİR TANEM, SEVDİĞİM, HERŞEYİMSİN TATLIM
DALGIN BAKIŞIM, BUĞULU GÖZLERİMSİN
YOKLUĞUNA DAYANAMADIĞIM DİĞER YARIMSIN
YÜREK ATIŞIM, GÖNÜLDEN SEVDİĞİMSİN
Yine SEVGİ rüzgârları bekler yelkenim,
Esmesen de...
Yine SEVGİ suları bekler teknem,
Akmasan da...
Yine SEVGİ tohumları bekler bahçem,
Ekmesen de...
Yine SEVGİ yağmurları bekler gönlüm,
Yağmasan da...
SEVGİ limanıdır bu, sensiz ve sessiz ,
Gelsen de, gelmesen de...
DESEM Kİ
Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır,
Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor,
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,
Ormanların e
n kuytusunu sende gezmekteyim,Senden kopardım çiçeklerin en solmazını,
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
Senden tattım yemişlerin cümlesini
Desem ki sen benim için,
Hava kadar lazım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimetsin, nimettensin!
Desem ki...
İnan bana sevgilim inan,
Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
Ve soframda en eski serap.
Ben sende yaşıyorum,
Sen bende hüküm sürmektesin
Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
Günlerden sonra bir gün,
Şayet sesimi farkedemezsen,
Rüzgarların, nehirlerin, kuşların sesinden,
Bil ki ölmüşüm.
Fakat yine üzülme, müsterih ol;
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,
Ve neden sonra
Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,
Hatırla ki mahşer günüdür
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum
Dosta Doğru
İçimde uzayan her yol
Çıkar gider dosta doğru
Menekşe, nergis. Itır, gül
Kokar gider dosta doğru
Zamanım yoğrulur gamla
Birleşir sabah akşamla
Ilık kanım damla damla
Akar gider dosta doğru
Gel bende gör, sen gel beni
Durduramaz engel beni
Görmediğim bir el beni
Çeker gider dosta doğru
Beynim fırın, bağrım tandır
Yanarım hayli zamandır
Sevgim bir yavru ceylandır
Seker gider dosta doğru
Ne saklarım ne gizlerim
Yalnızca onu özlerim
Tabutta bile gözlerim
Bakar gider dosta doğru
WEBMASTER ONUR BALOGLU